ABD’nin Irak işgali ardından kalanlar…

ABD, askerlerini Irak’tan tama­men çekti. ABDnin Iraktaki işgali tam 9 yıl sürdü.

Peki, neydi işgalin bahanesi?

Kitle imha silahları yani nükleer silahlar! Peki, buldular mı? Hayır!

İstediklerini aldılar mı? Evet!

Neydi istediği? Petrol!

Peki, ikinci bahaneleri neydi?

Irak’a özgürlük ve demokrasi getirmek!

Peki, ne oldu? Demokrasi ve öz­gürlük geldi mi? Hayır!

Peki, Irak’taki ABD işgali Irak halkına ne getirdi?

Kan, göz yaşı ve ölüm!

Bu savaşın bilançosu Irak halkına neye mal oldu?

Bilanço aşağı yukarı şu şekilde:

Resmi rakamlara göre ölü sayısı 300 bin ama bu ölü sayısı gerçekleri yansıtmıyor. ABD’nin Irak işgalin­de öldürülen insan sayısı 1 milyon­dan fazla. 14 bin de kayıp var; ne ölüsü ne de dirisi olmayan 14 bin insan kayıp, yani yok.

İşgal Irak’ta derin yaralar açtı. Mezhep çatışmaları iyice kızışmış durumda. Irak fiili olarak üçe bö­lünmüş görünüyor.

ABD emperyalizmi Irak’ta daha kolay bir zafer bekliyordu. Dire­nişin uzun sürmesi parasal açıdan ABD ekonomisine ağır yük geti­rirken asker ölümleri de umduk­larından fazla oldu. Irak’ta resmi rakamlara göre 4 bin 474 ABD askeri öldü.

İşgal Irak’taki alt yapıyı tamamen çökertirken çok uluslu petrol şirket­leri bu işgalden kazançlı çıktı.

ABD Irak’tan çekilirken ülkedeki kaosu Irak’a miras olarak bıraktı.

Irak işgalden sonra daha mı özgür oldu? Hayır!

ABD’nin özgürlük anlayışı işgal etmek. Ekonomik yapıya el koy­mak.

Yerle bir olan tesisler ise çok ulus­lu inşaat şirketlerinin savaştan pay kapmasının yolunu açmış durum­da. Emperyalizm ekonomik dar boğazları için çoğu zaman savaşlar çıkartıp dünyadaki enerji kaynakla­rını ve yer altındaki madenleri kendi çıkarları için kullanarak ekonomik problemleri çözmeye çalışmıştır.

Paylaşım savaşlarının en acımasızı­na sahne olan Irak’ta yaşam Irak’lılar için eskisinden de kötü durumda.

Iraklı kadınlar da savaştan kendi­lerine düşen payı aldılar. Irak’ta ka­dınlar tecavüze uğradı. Bu tecavüzü ABD askerlerinin yanı sıra Irak’taki diğer kesimlerden erkekler de ger­çekleştirdi. Tecavüzü bir aşağılama, kişiliksizleştirme aracı olarak kullan­dılar. Savaşlar her zaman bu türden olaylara tanıklık etmiştir.

Emperyalizmin acımasız çarkları insanlığı hedef almış, ölenleri sadece matematik sayılar olarak görmüştür.

Bu işgal ne ilk ne de son olacaktır. Ortadoğu’da yeni bir düzen kurmak isteyen ABD kendi çıkarları doğrul­tusunda yeni iktidarlar kurmanın peşinde. Sırada Suriye ve İran var. İran’a nükleer silah bahanesiyle tıpkı Irak’a yaptığı gibi bir saldırı yapmanın alt yapısını hazırlıyor. ABD Ortadoğu’da istediği dizaynı yapmak için daha çok kan dökecek. Durum bunu gösteriyor.