
Suriye'de Esad diktatörlüğü katliamlarına devam eder ve emperyalizm ve Birleşmiş Milletler “barış planı” adı altında Esad'ın devrimi ezmesine arka çıkarken, Tunus'un Regueb kentinden Suriye halkıyla uluslararası dayanışma çağrısı yapıldı.

Suriye'de Esad diktatörlüğü katliamlarına devam eder ve emperyalizm ve Birleşmiş Milletler “barış planı” adı altında Esad'ın devrimi ezmesine arka çıkarken, Tunus'un Regueb kentinden Suriye halkıyla uluslararası dayanışma çağrısı yapıldı.
Bahreyn'de 2004'ten beri düzenlenen ve protestolar nedeniyle geçen yıl iptal edilen Formula 1 yarışı geçtiğimiz hafta tüm protestolara rağmen gerçekleşti. Fakat ülke genelinde geçtiğimiz yıldan bu yana Arap Devrimleri sürecinin bir parçası olarak çatışmalar sürüyor.

İşçi Cephesi olarak 14-15 Nisan tarihlerinde Hatay'da Suriyeli aktivistlerle görüştük ve Reyhanlı'daki Bohşin mülteci kampını ziyaret ettik. Aşağıdaki röportaj, Suriye devrimine aktif olarak katılan ve daha sonra devlet terörü nedeniyle ülkeden kaçmak zorunda kalan Muhammed İsa ve Cemil Saib'le Hatay'da gerçekleştirildi.

Tunus’ta patlak veren ve Suriye de dahil olmak üzere, bütün Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yayılan devrimin başlangıcından bugüne bir yılı aşkın süre geçti. Bu süreçte, Bin Ali, Mübarek ve Kaddafi devrilirken, kendileriyle beraber AB ve ABD destekli kanlı diktatörlüklerini de götürdüler. Suriye’de olup bitenler ise gösteriyor ki devrim, en kritik aşamalarından birinde. Beşar Esad, halkını katletmeye devam ederken küresel güçler bu durumdan istifade etmeye çalışıyor. Bu sebeple, bütün politik örgütleri, sendikaları ve kitle örgütlerini acımasız bir diktatörlükle mücadele etmekte olan Suriye halkıya dayanışmaya çağrıyoruz. Ayrıca, Suriye'deki güncel durumu tartışmak ve Suriye devrimiyle bir dayanışma kampanyası örgütleyebilmek adına 1 Mayıs’ta Regueb kentinde gerçekleştirilecek olan uluslararası toplantıya davet ediyoruz.

Suriye Devrimi birinci yılını tamamlamak üzere. Arap devrimci sürecinin bir parçası olarak, geçtiğimiz yılın 15 Martı'nda, “özgürlük ve ekmek” talepleriyle patlak veren devrim, çok geçmeden rejimin vahşi saldırılarıyla yüzleşmek zorunda kaldı. Esad rejiminin, her ne pahasına olursa olsun, devrimi “iç savaş yöntemleriyle” ezme girişimi, binlerce insanın ölümüne, on binlerce insanın tutuklanmasına ve işkenceden geçmesine rağmen, kitlelerce başarısızlığa uğratıldı. Bugün, devrim halen sürüyor ve henüz rejimi yıkma noktasına ulaşmamış olsa da, diktatörlüğün meşruiyetini temellerinden sarsmayı başardı ve rejimin günleri artık sayılı.

Suriye'deki devrimci seferberliğin emperyalizm tarafından ne denli kontrol edilebileceği ve ülkenin yapılanmasının ne şekilde değişeceği hala meçhul. Ortadaki çok sayıda ihtimal içerisinde Suriye'nin toprak bütünlüğünün bozulması ve Suriye Kürtlerinin ayrılması ihtimali (şimdilik çok güçlü bir ihtimal olmasa da) gündemde.

Tunuslu devrimcilerin girişimiyle hazırlanan aşağıdaki bildiri, Suriye'de zalim Baas diktatörlüğüne karşı mücadele eden ve bugüne kadar binlerce devrim şehidi veren Suriye halkıyla dayanışmak ve Suriye devrimini desteklemek için uluslararası bir kampanyanın ilk adımı olması umuduyla kaleme alınmıştır. İşçi Cephesi olarak Türkiye'deki bütün devrimci güçlere ve işçi örgütlerine Suriye Devrimi'yle dayanışma ve devrimi destekleyen bir kampanya başlatma çağrısında bulunuyoruz (İC).
Suriye halkının Baas diktatörlüğüne karşı kahramanca mücadelesi ve rejimin devrimi kanla bastırma çabası, durmaksızın sürüyor. Her gün ölüm haberlerinin geldiği ve son dönemde bu sayının giderek tırmandığı ülkede, Mart ayından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 5 bini aştığı tahmin ediliyor. Rejimin bütün bastırma girişimlerine karşın, mücadele yeni biçimlere bürünerek yaygınlaşıyor; devrim rejimi yıkma noktasına ulaşamamış olsa da, diktatörlüğün temellerini her geçen gün biraz daha zayıflatıyor.
Mısır'da kitlelerin 17 Kasım'da başlattıkları yeni bir mücadele dalgasıyla, Mısır Devrimi yeni bir aşamaya girmiş bulunuyor. Yönetimi elinde bulunduran Yüksek Askeri Konsey'in, yeni anayasa tasarısında ordu ve ordu bütçesinin sivil denetime kapalı olması ve yeni anayasada ordunun “Anayasanın koruyucusu” olarak tanımlanmasını talep etmesi, bu sürecin tetikleyicisi oldu.

Suriye'deki devrim süreci altıncı ayını geride bırakırken, seferberlikler ve bu seferberliklere karşı rejimin uyguladığı devlet terörü hız kesmeden sürüyor. Son bir ayda seferberlikler Humus bölgesinde yoğunlaşmış durumda. Suriye ordusunun Humus ve diğer bölgelerde yürüttüğü operasyonlar da devam ediyor. Son bir ay içerisinde Suriye ordusunda firar eden askerlerin sayısının ise arttığı tahmin ediliyor. Suriye ordusuyla, yaklaşık bin kadar firari asker ve silahlı milis arasındaki ilk ciddi çatışma da Humus bölgesindeki, Rastan kentinde gerçekleşti. Fakat orduda firarların artmasına rağmen, kitlesel firarlardan ve ordunun çözülmesinden bahsetmek henüz mümkün değil
Mısır'daki yaygın grev dalgası devrimi genişletip derinleştiriyor. Ağustos ayından itibaren, birbiri ardına çeşitli sektörlerde yüz binlerce işçinin katıldığı grevler gerçekleşmekte. Şubat ayında 30 yıllık diktatör Mübarek'i deviren kitleler, Yüksek Askeri Konsey'in ülkeyi olağanüstü hal yasalarıyla yönetmesine ve grevleri yasadışı ilan etmesine aldırmadan, ekonomik ve demokratik taleplerle mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyorlar.
Addameer (Vicdan) Tutsaklara Destek ve İnsan Hakları Derneği
Açlık Grevindeki Tutsaklar İle Dayanışmaya Çağırıyor
Ramallah, 27 Eylül 2011 – İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli tutsaklar, son aylarda İsrail Cezaevi İdaresi (İCİ/IPS) tarafından kendilerine uygulanan artan cezalandırıcı tedbirler dizisini protesto için itaatsizlik kampanyasının başladığını ilan ettiler.

RAMALLAH (Ma'an) Filistin Yönetimi Tutuklu Sorunları Bakanı İssa Karaki (Issa Qaraqe) Salı günü (27 Eylül) İsrail zindanlarındaki Filistinli tutukluların İsrail cezaevi idaresinin muamelesini protesto için açlık grevi başlattıklarını söyledi.
Filistin halkının kurtuluşu için İsrail ile ikili ilişkiler kesilsin!
Türkiye’nin İsrail’le ikili ilişkilerini kesmesi, Filistin kurtuluş mücadelesinin desteklenmesi ve bütün Ortadoğu halklarını tehdit eden İsrail saldırganlığının engellenmesi açısından gerekli bir adımdır. Böylesi bir gelişme anti-emperyalist güçlerce desteklenmelidir. Ancak bugünkü gerçeklik, “İsrail ile ilişkileri askıya aldık” yaygarasına rağmen Türkiye-İsrail stratejik ittifakının sürüyor olduğudur. NATO’nun füze kalkanı radar sisteminin Türkiye topraklarına, Malatya’nın Akçadağ ilçesi Kürecik Bucağı’na kurulacak olması bunun en somut delilidir.
1984 yılında ülkesinden (Filistin) uzaklarda dünyaya gelen, yaşamının büyük bölümünü Filistin davasına adamış ve tıp öğrenimi gördüğü süreçte Türkiye'de geçirdiği 6 yıl içerisinde de Filistin davasından kopmayan ve Türkiye'de, gazetemiz İşçi Cephesi'nin de bir bileşeni olduğu Filistin için İsrail'e Boykot grubunun kurucu faaliyetini yürüten dostumuz Nicola Alsa'afin şu anda Ürdün'de yaşamakta ve mücadelesini orada sürdürmekte. Kendisinin Boykot grubu için hazırladığı “Bir bayram hatırası” başlıklı mektubunu sizlerle paylaşıyoruz.