Nisan ayının başında Kırgızistan’da gerçekleşen isyan sonucunda hükümetin devrilmesinin ardından şimdi de ülkenin Güney kesimlerinde gerçekleşen Özbek-Kırgız çatışması gözlerin bir kez daha bu ülkeye çevrilmesine neden oldu.
Bu arada Kırgızistan’daki geçici hükümet de, “geçici” niteliğini yitirmiş gözüküyor: Seçimler, 2012 yılının Ocak ayına ertelendi. Hükümetin ve meclisin tekrar faaliyete geçmesi için yapılan törenlere Türkiye Dışişleri Bakanı da katıldı. Bu çerçevede emperyalizmin bölgedeki taşeronu Türkiye’nin, çıkarları doğrultusunda bir plan hazırladığını vurgulamakta yarar var. Bu çerçevede Türkiye, Kırgızistan’a 21 milyon dolar hibe edecek. Bunun 10 milyon doları doğrudan parasal yatırım, geri kalanı ise Türk İşbirliği Kalkınma İdaresi (TİKA) aracılığıyla geçekleştirilecek konut projeleri… Ayrıca Kırgız, Ahıska ve Özbek temsilcileri Türkiye’de bir araya gelecek ve son olayları değerlendirecekler.
Bir önceki sayıda, rejim içi hükümet değişikliğine neden olan kalkışmanın nedenlerine değinilmişti. Bu yazının sonunda ise Türkiye’nin aldığı “cüretkâr” pozisyonu belirleyeninin bölgede artan ekonomik ve politik etkinliğini derinleştirme istemi olduğunu anımsatmakla yetinelim.
Yine de Türkiye’nin “bölge istikrarı” anlatısının içi boş: Ülke kronikleşmek üzere olan bir bulanımın içine düşmüş gözüküyor. Güney ile Kuzey arasındaki ciddi toplumsal-ekonomik uçuruma, emperyalizm tarafından fitillenen etnik görünümlü çatışmalar eklenince Kırgızistan tam bir kaynayan kazan, bakalım sırada ne var?
Yazan: İC - Haber, 1 Temmuz 2010
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



