Demokratik sloganlar ve görevlerin temel önemi: Kurucu Meclis

Emperyalizmin ve tekellerin olduğu kadar bürokrasinin de en derin eğilimlerinden dolayı, demokratik sloganlar ve görevler daha ve daha fazla önem kazanmaktadır. Bu üçü de totaliter devletlere doğru sürekli bir eğilime sahiptir. Kitle hareketinin sürekli yükselen çizgisini dizginlemenin tek yolu budur. Kapitalist ülkelerde tekellerin devlet üzerindeki etkisi [...] totalitarizme yol açmaktadır. İşte bu sebepten tüm halkı ilgilendiren büyük demokratik sloganlar ve görevler, gün be gün çok daha güncel hale gelmektedir. [...]

 

[...] [Demokratik görevler], bizim kabul ettiğimiz yeni bir boyut kazanmaktadır. Görevlerin niteliği açısından bu (şubat devrimi) bir Fransız Devrimi’dir ama savaştığı sınıflar itibariyle bu bir sosyalist devrimdir. Bu demokratik sloganları görevleri uygulayabilmek için kapitalist ülkelerdeki kapitalizmi [...] yıkmak zorundadır.

 

Kurucu Meclis sloganı (veya ona benzer bir organ lehindeki sloganlar) bu sebepten dünyanın tüm ülkelerinde devasa bir önem kazanmıştır. Fakat [...] bu görev, işçiler ve halk için çok daha önemli ve belirleyici olan başka bir görevle bağlantılı olarak ele alınmalıdır: Kahrolsun iktidardaki Bonapartist veya diktatör benzeri hükümet. Şubat devrimi, daha ilk esnadan Kurucu Meclis sloganıyla aslen temel slogan olarak Kahrolsun diktatörlükler sloganına bağlantılı olarak gerçekleştirilir. Bu slogan, aynı [...] geri kalmış ülkelerde de kullanılabilir. [...] Yalnızca işçileri değil tüm halkı bu totaliter, diktatör benzeri veya en azından Bonapartist ve aşırı gerici olan hükümetleri yıkmaya sevk eden bu slogan esas bir önemdedir. Ancak ulaşılır ulaşılmaz bu amaç, pek çok ülkede (özellikle de yıkılan iktidarın totaliter bir rejim olduğu ülkelerde) derhal demokratik mücadelenin en yüksek ifadesi olan Kurucu Meclis amacıyla birleşir. Yine de bu sloganın burjuva bir slogan olduğunu bir an için bile unutmamalıyız zira bu slogan herkesin bir oy hakkına sahip olduğu bir anayasa için çağrıda bulunmaktadır. Ama bu sloganın seferber edici bir slogan olduğunu ve çoğunlukla burjuva-demokratik karakterinden farklı sonuçlara yol açtığını da kabul etmeliyiz. [...]

 

Bu slogan, burjuvaziyle çarpışmanın, kitle hareketini eğitmenin ve işçi sınıfı ile köylülerin birliğini geliştirmenin sloganı haline dönüşür. Fakat bu Kurucu Meclis sloganı, bütünlüklü bir sloganlar grubunun bir parçası olmalıdır. Örneğin, Kurucu Meclisi köylülere toprak vermek için talep ediyoruz; biz bu mecliste, proletaryanın silahlanmasını oylamak için, işçi ücretlerini ve çalışma saatlerini belirlemek için ve tekellerin mülksüzleştirilmesine karar vermek için bu meclisi talep ediyoruz.

 

Kurucu Meclis talep ediyoruz fakat şöyle diyoruz: Biz en demokratik halk isek eğer iktidardaki diktatörlüğü yıkan tüm politik akımlara radyo ve televizyonu kullanma hakkının verilmesini talep ediyoruz. Bu sloganların hiçbiri, herhangi bir devrimci aşamanın, ister şubat-öncesi ister şubat-sonrası olsun, temel ekseni ve ana sloganını gölgelememelidir: işçilerin ve halkın iktidarının geliştirilmesi.

 

Kurucu Meclis sloganını devrimci bir aşamada temel slogan olarak ifade etmeye yönelik her girişim, Troçkist politikaya doğrudan bir ihanet olacaktır zira Troçkist politikanın kendi amacı bir demokratik devrim değil devrimci örgütlenmesi eşliğinde işçi sınıfını ve müttefiklerini iktidara taşıyacak bir devrimi gerçekleştirmektir. Bu sloganı işçi hareketine karşı işte böyle beyan etmeli ve böyle de uygulamalıyız.

 

Moreno’nun Geçiş Programı’nın Güncelleştirilmesi İçin Tezler’inden alınmıştır

 

Bu yazarın son on yazısı