Biyografiler

Nahuel Moreno’suz 25 yıl!

Nahuel Moreno’suz 25 yıl!
Dördüncü Enternasyonal’in (DE) İkinci Dünya Savaşı sonrası başlıca liderlerinden, Arjantinli devrimci Nahuel Moreno’yu (24 Nisan 1924 – 25 Ocak 1987) vakitsizce kaybedişimizin üzerinden 25 yıl geçti.
Devamını oku...
 

Katlinin 71. yılında Troçki daha da güncel

Katlinin 71. yılında Troçki daha da güncel

“Avrupa’yı birleştirmek için her şeyden önce iktidarı sizin elinizden çekip almak gerekir”

Avrupa derin bir ekonomik ve politik krizle sarsılıyor. Başta Yunanistan, Portekiz ve İrlanda olmak üzere pek çok devlet devasa dış borçlarını ödeyemeyecek durumda. İspanya, İtalya ve Belçika’nın hazine bonoları mali spekülasyon dünyasında alıcı bulamamanın eşiğinde. Sırada İngiltere var. Burjuvazi şaşkın, işin içinden nasıl çıkacağını bilemiyor; yaptığı tek şey proletaryaya ve emekçi halkın haklarına ve kazanımlarına saldırmak. Avrupa’nın Düyun-u Umumiye’sini oluşturan Almanya ve Fransa, borçlu ülkelerin başlıca kreditörleri olan kendi bankalarını korumanın ve kurtarmanın derdinde, birbirleriyle çekişiyorlar. Bu arada kitleler alanları dolduruyorlar, bankalara, hükümetlere karşı isyan ediyorlar. Avrupa Birliği, ekonomik ve politik bir bütün olmadığını, ulusal burjuvazilerin çekişme ve mücadele alanına dönüştüğünü, dağılmanın eşiğinde sürüklendiğini belli ediyor.

Devamını oku...

İşçi sınıfı mücadelesine adanmış bir hayat: Nahuel Moreno

Ortalama bir işçi ve genel olarak sömürülenler mücadele etmeye pek istekli değildir. Bu, greve çıkarak kıt kanaat geçindiği ücretinin bir parçasını kaybetmek istemeyen, bir gösteriye katılarak fiziksel sağlığını tehlikeye atmaktan çekinen, kapitalizme karşı silahlanarak ölümü göze alamayan normal bir insanın doğasıdır. Kitleler, kapitalizm onları sefalete mahkûm ettiği için, bu durumdan kurtulmak için, kapitalizm onlara mücadele etmekten başka bir yol bırakmadığı için grev yaparlar. İşçi greve “âşık” değildir, ama kapitalistlerin şiddetine karşı kendini korumak için şiddet kullanmak zorunda kalır. Silaha “âşık” değildir, ne var ki kapitalizm ona karşı silah kullandığında, o da silah kullanmak zorunda kalır.” Nahuel Moreno, Parti ve Devrim, Atölye Yayınları

Devamını oku...

Troçki Yaşıyor, Bolşevizm Yaşıyor

20 Ağustos 1940 yılında,  Stalin’in ajanı tarafından Mexico City’de katledilen Lev Troçki, 70 yıl önce uğruna tüm hayatını adadığı sosyalist mücadeleden fiziki olarak koparıldı.

Devamını oku...

Katledilişinin 69. yılında Troçki

Ekim devriminin ve devrimci proletaryanın tarihsel önderlerinden biri olan Lev Troçki’yi, 20 Ağustos 1940 günü, bir Stalin ajanı kafasına buz kıracağı ile vurarak katletmişti. Karşı devrim tarafından katledilişinin ardından; geride Marks, Engels ve Lenin'in mücadelelerinin mirasçısı olan 4. Enternasyonal'i, kendisinden sonraki devrimci işçilere rehberlik edecek olan Sürekli Devrim kavrayışını ve de bizlere mücadele perspektifini sunan Geçiş Programı anlayışını bırakmıştı.

Devamını oku...

Nahuel Moreno (1924 - 1987)

“Sonucu belirleyecek olan, içine gömüldüğümüz sınıf mücadelesidir. Kaçınılmaz olansa, mücadele etmektir, başarmak için tutkuyla mücadele etmek.”

Devamını oku...

Yakov Sverdlov

Sverdlov’la ancak 1917’de, Birinci Sovyet Kongresinde, Bolşevik fraksiyonun bir oturumunda tanıştım. Sverdlov oturuma başkanlık ediyordu. O günlerde bu olağanüstü adamın gerçek önemini parti içinde tahmin eden pek yoktu. Fakat sonraki birkaç ay içinde Sverdlov kendini tümüyle gösterecekti. 

Devamını oku...

Ellinci yaş gününde Lenin (Nisan 1920)

Lenin'in enternasyonalizminin kimsenin övgüsüne ihtiyacı yok. Bu enternasyonalizmin en iyi göstergesi, Lenin'in dünya savaşının ilk günlerinde, İkinci Enternasyonal'e hakim olan kalpazan enternasyonalizmden kopuşudur. "Sosyalizm"in resmi liderleri, eski Kozmopolitler tarzında soyut argümanlar aracılığıyla yurdun çıkarlarını insanlığın çıkarlarıyla bağdaştırıyorlardı. Malum olduğu üzere, pratikte bu, proleter güçlerin çapulcu yurda destek vermesiyle sonuçlandı.

Devamını oku...

Yakov Sverdlov’un Anısına

Yoldaşlar, bugün, bütün ülkelerin işçileri Paris Komünü’nün kahramanca doğuşunu ve acı sonunu anarken, Yakov Mihayloviç Sverdlov’u toprağa veriyoruz. Sverdlov yoldaş, devrimimiz boyunca ve devrimimizin kazandığı zaferlerde, proletarya devriminin temel ve en önemli özelliklerini herkesten daha eksiksiz ve tam olarak cisimleştirmeyi başarmıştır.

Devamını oku...

Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg

Bizi çok büyük bir acı içinde bırakan iki ağır kaybı aynı anda yaşadık. Adları proleter devrimin büyük kitabında sonsuza kadar yer alacak olan iki lider aramızdan ayrıldı: Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg. Korkunç bir biçimde can verdiler. Katledildiler. Artık aramızda değiller!

Devamını oku...

Marks’ın Mezarı Başında

14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Ancak iki dakika yalnız bıraktıktan sonra, odaya girince, onu koltuğunda rahat rahat, ama sonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.

Devamını oku...