Kadın Güncesi

Fethiye davası: Erkek adaleti ile tecavüzcülerin ittifakı!

Bir kadın, Fethiye’de sekiz kişinin tecavüzüne uğradı. Kadının, toplu tecavüzün yargılanabilmesi için yaptığı başvurular sonuçsuz kalınca, AİHM'e başvuruldu. İç hukuk yolları tıkandığından ötürü Adalet Bakanlığı’na başvuruldu  ve olaydan dört yıl sonra ancak dava açılabildi.

Devamını oku...
 

“Şiddet Yasası” Yürürlüğe Girdi!

31 Ocak tarihinde bakanlar kurulunda imzaya açılan “Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Yasa Tasarısı” yahut son ismiyle “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa Tasarısı” 20 Mart tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayıyla yürürlüğe (resmen) girdi. Hükümetin ikiyüzlü tavırlarına süreç zarfında hep beraber tanık olmuştuk. 8 Mart tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan ve adeta medyada ve sürecin aktörleri tarafından da kadınlara devlet tarafından verilecek bir “armağan” olarak sunulan bu yasa tasarısı, özünde kadınlar için bir “armağan” değil, kadınları aile kurumuna ve şiddeti uygulayan erkeğin beyanına ve boyunduruğuna bağlı kılmanın meşru zeminini hazırlıyordu.

Devamını oku...

Yargının cinsiyeti belli! Erkek...

Siirt'te 4 kız çocuğuna, Mardin'de N.Ç.'ye uygulanan cinsel saldırı, Bartın'da 14 yaşındaki kız çocuğunda yinelendi! N.Ç. 2002 yılında 13 yaşındayken Mardin'de çoğu kamu görevlisi olan 26 kişinin tecavüzüne uğramıştı. Bu defa da benzer bir haber Bartın'dan geldi. 14 yaşındaki kıza 18 kişinin tecavüz ettiği belirlendi. Savcılık daha en baştan rıza var dedi!

Devamını oku...

8 Mart öncesi salon etkinliğimizden...

8 Mart öncesi salon etkinliğimizden...

İşçi Cephesi’nden kadınlar olarak 8 Mart öncesi okur çevremizle bir araya geldik. Ana gündemimiz kadına yönelik şiddet ve tam da 8 Mart’ta mecliste ele alınacak Ailenin Korunmasına Dair Yasa Tasarısı idi.

Devamını oku...

Erkek egemenliğine, sömürüye, şiddete ve cinsel ayrımcılığa hayır demek için

Erkek egemenliğine, sömürüye, şiddete ve cinsel ayrımcılığa hayır demek için

8 MART'TA ALANLARA!

8 Mart, kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları için verdikleri mücadeleyi yaşamlarıyla ödedikleri bir tarihtir. 1910'dan bu yana kadınların birlik ve dayanışma günü olarak kabul edilen 8 Mart'ı, 102. yılında direniş ve mücadele günü olarak kutluyoruz.

Devamını oku...

İkiyüzlü kadın politikalarına hayır!

İkiyüzlü kadın politikalarına hayır!

Bir süre önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kadın örgütleriyle beraber çalışarak “Ailenin” Korunmasına İlişkin Dair Kanunda bazı düzenlemeler yapacaklarını ilan etmişlerdi. Gerçekten de onlarca kadın örgütü, mevcut kanunun eksikliklerine dair ve şiddete karşı gerçekten çözüm olabilecek önerilerini Bakanlık'a göndermişti. Ancak taslağın son halinde Bakanlık tarafından, kadın örgütlerinin önerisiyle kanuna girmesi amaçlanan pek çok husus kaldırıldı. Hatta var olan yasanın bile gerisine düşülerek taslak aleyhimize çevrilmiş durumda, bu da bizlere Bakanlığın gerçek niyetinin kadını korumak olup olmadığını sorgulatıyor.

Devamını oku...

Erkek şiddeti = Devlet şiddeti

Erkek şiddeti = Devlet şiddeti

Hayatımızın her karesine işlemiş, her gün farklı farklı türlerine maruz kaldığımız ‘şiddet’ kavramı, son zamanlarda karşımıza en çok ‘kadına karşı uygulanan erkek şiddeti’ şeklinde çıkmaya başladı. Türkiye bu şiddet türünü artık tanıyor ve sorguluyor.

Devamını oku...

Üç çocuk ısrarı

Kutsal analık halesi başımızda bir taç misali. Yaşamanın her geçen gün güçleştiği bu ülkede, ‘kendin doğur, kendin bak’ türünden bir üç çocuk söylemi basit bir nüfus politika­sı olmanın da ötesinde bir anlam ifade ediyor. Başbakan katıldığı düğünlerde yeni çiftlere bilhassa da ‘dişi kuş’lara ‘üç çocuk diyorum’ talimatını verirken, bir yandan da Aile Bakanı Fatma Şahin bu talimatı bilimsel verilerle meşrulaştırma ça­basında. Bir kadın bakan düşünün ki, meclisteki bütçe görüşmelerinde elindeki tabloyla bizlere mühendis olduğunu da hatırlatarak -bilim­selliğinin göstergesi (!)- “Bu eğri açılıyor, bu eğriyi hane başına kaç çocukla düzeltebiliriz, 65 yaş üstü kişiler yüzde 7 artıyor” demesini nasıl izah edebiliriz? Bunca telaşı­nı, son yirmi yılda genç nüfusun azalması, milletinin yaşlanmasıyla açıklayan; bunun, “muhafazakâr bir erkek anlayışı değil, bilimsel bir po­litikayı” yansıttığını bizleri ikna et­meye çabalayan bir kadın bakan. Bu kez de vatan için kuluçkaya yatma­mız, bedenlerimizi bir makine gibi üç çocuğa programlayarak seferber olmamız bekleniyor: Doğurmak, doğurmak ve doğurmak için.

Devamını oku...

AKP’nin kadına yönelik şiddete son balonu!

25 Kasım’da Taksim meydanını dolduran kadınların aklında bir balon kalmış olsa gerek: AKP’nin altına yığdığı polislerle koruduğu ve alanı dolduran yüzlerce kadının gözünde defalarca patlatılmış olan ‘kadına karşı şiddete son’ balonu... Aynı gün hükümet, Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesiyle İlgili Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin altına imza atan ilk ülke oldu. Böylece semboller ve gerçeklik arasındaki mesafe biraz daha derinleşmiş oldu zihnimizde. Kolay değil; bir tarafta koskoca balonumuz ve yeni sözleşmemiz var; diğer tarafta Türkiye’de son yedi yılda yüzde 1400 artan kadın cinayetleri, taciz ve tecavüzdeki yüzde 38 artış, 26000 kadının maruz kaldığı yaralama, saldırı ve tehdit, 78488 kadına yönelik şiddet vakası, günde 138 olay, saatte 6 olay…

Devamını oku...

Kadın cinayetlerine karşı örgütlü mücadele!

Kadınların sıkıca takip ettiği ve kamuoyuna duyurdukları davalar hiçbir cezai indirim yapılmadan ağırlaştırılmış müebbet cezası ile sonuçlandı. Yani kadınların örgütlü bir biçimde birlikteliği hayati önemde!

Devamını oku...

25 Kasım: "Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun!"

25 Kasım:

25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ndeyüzlerce kadın Taksim’de buluşarak “Bağır herkes duysun erkeklerin şiddeti son bulsun!” pankartıyla yürüdü. İstanbul 25 Kasım Kadın Platformu'nun düzenlediği eylem  saat 19.30'da Galatasaray Meydanı'nda başladı. Kadınlar, Türkçe ve Kürtçe sloganlar atarak Taksim Meydanı'na yürüdü.

Devamını oku...

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü

Evde, sokakta, gözaltında, iş yerinde

Kadına yönelik şiddete hayır!

Adalet Bakanlığı'nın 2010 yılında yaptığı açıklamadan Türkiye'de her gün en az üç kadının babası, kocası, sevgilisi yani tanıdığı erkekler tarafından öldürüldüğünü öğrendik. Buna rağmen, geçen bir yıl boyunca devlet, erkek egemen zihniyeti aşındıracak, kadının beden ve emek sömürüsünün önüne geçecek, kadına yönelik fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetin hızını kesecek hiçbir önlem almadı. Aksine kadınlardan sorumlu olması gereken bakanlığı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na dönüştürdü. Başbakan ise “en az üç çocuk doğurun” söylemini devam ettirerek, kadınlara kuluçkaya yatmasını emretmeye devam etti!

Devamını oku...

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Diyanet işbirliği protokolü imzaladı

Bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden ve ajanslardan derlediği haberlere göre erkekler Temmuz'da 26 kadını öldürdü.

21 kadın tecavüze, dokuz kadın taciz ve cinsel şiddete uğradı. Erkekler 32 kadını yaraladı, üç kadını rehin aldı, bir kadını kaçırdı. Üç çocuk aile içinde istismara uğradı.

Devamını oku...

Büyük Kadın Yürüyüşü gerçekleşti

Büyük Kadın Yürüyüşü gerçekleşti

İşçi Cephesi'nin de destekleyicisi olduğu Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun organize ettiği Büyük Kadın Yürüyüşü, 24 Temmuz saat 14.00'te Tünel Meydanı'nda başladı. Kadın kortejinin en önünde, 19 Temmuz gecesi baba evinde diz çöktürülüp, göğsüne ve karnına tabancayla ateş edilerek öldürülen Ceylan Soysal’ın fotoğrafı yer aldı. Kortejde ayrıca kadın cinayetlerini temsilen siyah renkli kumaşa sarınan bir tabut, kadınlar tarafından taşındı. İkinci tabutu ise, Şefkat-Der sığınma evinde yaşayan, fiili olarak ölüm tehdidi altındaki kadınlar taşıdı; kadınlar kanlı beyaz kefene sarılmıştı ve yüzlerinde öldürülen Ayşe Paşalı’nın maskesi vardı.

Devamını oku...

Sendikal hareket ve kadın mücadelesi üzerine Necla Akgökçe ile söyleşi

Sendikal hareket ve kadın mücadelesi üzerine Necla Akgökçe ile söyleşi

Necla Akgökçe : Sendikalarda kadınların kadınları seçtiği bir kadın komisyonu kurulmalı ve bunun temsilcisi sendikanın merkez yönetim kurulunda bulunmalı.

Petrol iş kadın dergisi 8 yıldır yayında. Yakın zamanda Halkevleri'nden kadın mücadelesine ve kadın dayanışmasına katkılarından ötürü ödül aldı. Bizde birçok muhalif kadının ya da işçi kadının takip ettiği bu dergiyi ve Petrol-iş'i yakından tanıyalım dedik.
Devamını oku...

Kurtuluşumuz mücadelede...

Tunus’ta başlayan devrim dalgasının fitilini ateşleyen Muhammed Bouazizi’nin açtığı bayrağı Arap kadınları yükseltmeye devam ediyor. Mücadele içinde dönüşen ve dönüştüren kadınlar, sokakları ve meydanları terk etmeyerek miadı dolmuş baskı rejimlerini devirmek için her gün ve gece ellerinde sopalarla nöbet bekliyor. Evlerinde oturup “tehlikeli işlere” girişmemeleri beklenen kadınlar, kendi önderlerini çıkararak mücadelenin başını çekiyor.

Devamını oku...

Kadınların meclisteki temsili II: Nasıl bir anlayışla?

Geçtiğimiz sayıda bilhassa kadın kotası bağlamında meclisteki partilerin kadın politikalarını değerlendirmiştik. “Kadınların meclisi doldurmasının yanında en önemli talebimizin, erkek egemen sisteme karşı durmak, onun tüm pratiklerini değiştirmek amacıyla hazırlanan bir program dâhilinde meclise girmek” olduğunu vurgulamıştık.

Devamını oku...
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 5