İşçi Cephesi'nden

İş güvencesi ve insanca yaşayacak ücret!

İş güvencesi ve insanca yaşayacak ücret!

AKP,Kasım 2002’de hükümet olduğunda işsiz sayısı 2 milyon 636 bin ve işsizlik oranı da yüzde 11,4 idi. Hükümetin birinci yılı sonunda, 2003 yılı tamamlandığında işsizlik oranı 10,3 ve işsiz sayısı 2 milyon 396 bin olarak gerçekleşti. Aradan on yıl geçti. En son açıklanan rakamlara göre işsiz sayımız 2 milyon 554 bin ve işsizlik oranı da yüzde 9,1 oldu. Hükümetin ilan ettiği Orta Vadeli Program’a göre de önümüzdeki üç yıl boyunca işsizlik oranı yüzde on civarında olacak. Kısaca AKP ile; az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik. On senede gide gide ancak bir arpa boyu yol gittik...

Devamını oku...
 

Krizden değil, mücadele etmemekten korkalım!

Krizden değil, mücadele etmemekten korkalım!

2011 yılı kötü geçti!
Ekmeğimiz küçüldü.
Özgürlüklerimiz azaldı.
Barış bu yıl da gelmedi.
Demokrasi mi? Bir adım ileri, iki adım geri...

Devamını oku...

Kapitalizmin sınırları belirginleşiyor!

Kapitalizmin sınırları belirginleşiyor!

Peki ya AKP’nin?

Son 40 yıldır katı olan ne varsa çözülmeye başladı. Ekonomik ve jeopolitik durumda radikal çalkantıların yaşandığı bu dönemde hâkimiyetlerini ezeli görenler için gelecek günler endişeyi beraberinde getiriyor.

Sorunlar gittikçe aynılaşır ve yaygınlaşırken, işçi ve emekçi kitleler koşullarının daha fazla sürdürülemez olduğunun, burjuvazi ise artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkında; çünkü yalanlanan, üstü kapatılan, ötelenen gerçek artık gün gibi açık: Kapitalizmin en ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıyayız, sistem yapısal bir kriz içinde.

Devamını oku...

Kırda ve kentte enkaz!

Kırda ve kentte enkaz!

19 Ekim 2011 tarihinde Hakkari bölgesinde çıkan şiddetli çatışmalarda 24 askerin ve 7 gerillanın acı bir biçimde yaşamını yitirmesi, Türkiye siyasetinde yeni bir sarsıntı dalgasına yol açtı. Yitirilen yaşamlar bir yandan barışın aciliyetini ve zorunluluğunu anlatırken, bir yandan da kimi siyasetçiler için tam da anayasa tartışmaları öncesinde katliam naralarının atılabilmesini sağladı.

Devamını oku...

Yoksulluk sınırı 3000 liraya dayandı!

Türk-İş'in 24 yıldan bu yana her ay açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırının Ekim ayı verilerine göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 913, yoksulluk sınırı 2.975 Lira’ya yükseldi. Son zamların karşısında mutfak enflasyonu yıllık yüzde 6.7 artarken son üç aydaki gıda ürünlerinin fiyat artışı yüzde 4.16’yı buldu.

Türkiye’de kriz bahanesiyle maaş zamlarının bir bir atlandığını görecek olursak, patronlar kriz koşullarını kalıcılaştırıp zenginleşmenin yolunu bulmuş görünüyorlar.

Bu verilere göre Türkiye nüfusunun ezici çoğunluğu olarak yoksulluk sınırının altına itiliyoruz. Buna karşılık dünyanın en zenginleri listesine Türkiye’den on yeni isim eklenerek listeye 38 dolar milyarderi girebiliyor! İşte dolar milyarderlerinin sayısındaki artışın tablosu:


Dört Kişilik Ailenin Açlık ve

Yoksulluk Sınırı (TL/Ay)

 

Ekim

2010

Aralık

2010

Eylül

2011

Ekim

2011

Yetişkin İşçi

236

238

250

252

Yetişkin Kadın

200

202

209

212

15–19 Yaş

252

255

265

267

4–6 Yaş

172

173

178

181

Açlık Sınırı

860

868

902

913

Yoksulluk Sınırı

2.802

2.827

2.939

2.975

Tunus'ta devrimcileri katledenlerin yargılanması için uluslararası kampanya

Tunus'ta devrimcileri katledenlerin yargılanması için uluslararası kampanya

İşçi Cephesi'nin 09 Ekim Pazar günü, Tunuslu devrimci Hacı Münir ile yapılan telekonferas eşiliğinde gerçekleştirdiği Tunus etkinliğinde, Hacı Münir tüm Türkiye işçi sınıfı örgütlerini Tunus'un Ragep kentinde katledilen beş devrimcinin faillerinin yargılanması ile ilişkili olarak halihazırda süren uluslararası bir kampanyaya davet etti.

Devamını oku...

Yetmez, haftada 8 gün çalışılsın!

Türkiye adına Ali Babacan’ın da katıldığı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) toplantısında dile getirilen Türkiye’nin sözde ekonomik büyümesinden övgülerle bahseden medya, aynı toplantıda sunulan 2011 raporunu “talihsiz” bir biçimde gözden kaçırmışa benziyor. 40 üye ülke arasında yapılan araştırmaya göre;

Devamını oku...

Rüzgâr eken her zaman fırtına mı biçer?

Rüzgâr eken her zaman fırtına mı biçer?

Rüzgâr eken fırtına biçer derler...Belli ki AKP hükümeti aynı düşüncede değil! BDP üye ve seçmenlerini gözaltı ile yıldırıp, tutuklamalar ile siyaseten bitirmeye yemin etmiş gibi hareket ediyor. 14 Nisan 2009 – 7 Ekim 2011 arası 2,5 yıllık dönemde 7 bin 748 kişi gözaltına alınmış, 3 bin 895’i tutuklanmış. Temel gerekçe bu kişilerin KCK üye ve/veya sempatizanı olması...

Devamını oku...

Mezopotamya Sosyal Forumu açılışını yaptı

Mezopotamya Sosyal Forumu açılışını yaptı

Bu yıl ikincisi düzenlenen Mezopotomya Sosyal Forumu (MSF) Diyarbakır Darkapı'da başlayan yürüyüş ile açılışını yaptı.

Devamını oku...

Türkiye İsrail’e ne kadar karşı?

Türkiye İsrail’e ne kadar karşı?

Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da on yıllardan beri sağlam kayalara benzetilen taşların yerinden oynaması, bölgedeki rejimler haritasının yeniden çizilmesini gündeme getirdi. Emperyalizmin masasında açık duran Arap dünyası dosyasında henüz karşılığı aranmakta olan başlıca soru, bölgedeki devrimci dalganın nasıl denetim altına alınabileceği. Bin Ali, Mübarek, Kaddafi ve yarın muhtemelen Esad’ın olmadığı bir dünyada bölge halklarının İntifada’sı küresel kapitalizmin kanallarına nasıl akıtılabilecek? Devrimci proletaryanın Arap halklara henüz örgütlü bir önderlik sunamadığı bir dönemde ve “koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi denir” misali, Türkiye, daha doğrusu Batı dünyasında “ılımlı İslam” diye betimlenen AKP hükümeti, dünya “kamuoyu oluşturucularının” yıldızı haline gelmeye başladı.

Devamını oku...

Yaptılar, yapıyorlar... 61. Hükümet Programı da ekmeğimizden ve özgürlüğümüzden alıyor

Yaptılar, yapıyorlar... 61. Hükümet Programı da ekmeğimizden ve özgürlüğümüzden alıyor

Yaptıklarını yapacaklarına teminat gösteren Başbakan Erdoğan, 61. Hükümet Programı’nı da “yaptık, yapıyoruz, yapacağız” sözleriyle geçtiğimiz günlerde ilan etti. Bu ilanın hemen ardından emekçilerin elinde kalan son kazanımlardan biri olan kıdem tazminatının fona dönüştürülmek üzere kaldırılacağı gündemimize yerleşti. Başbakan doğruyu söylemişti, yaptıkları yapacaklarının garantisiydi. Üstelik de bu ustalık döneminde...

Devamını oku...

Seçimlerin ardından, yeni bir mücadele dönemi

Seçimlerin ardından, yeni bir mücadele dönemi

12 Haziran genel seçimine AKP ile Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun başarısı damgasını vurdu. Katılımın yüzde 87 gibi oldukça yüksek bir seviyede olduğu seçimde, 9 yıllık bir iktidar sürecinin ardından AKP, oyların yüzde 50'sini alarak önemli bir başarıya imza attı. Öte yandan, AKP bu seçimde oylarını artırmasına rağmen, milletvekili sayısı 341'den 326'ya düştü ve tek başına anayasa değişikliği yapabilmek için gerekli 330 milletvekili sayısına ulaşamadı.

Devamını oku...

12 Haziran seçimlerinde "Emek, Demokrasi ve Özgürlük" diyelim!

12 Haziran seçimlerinde

AKP’nin sekiz buçuk yıllık iktidarının emekçiler ve ezilenler için anlamı artan yoksulluk, güvencesizlik ve baskı oldu. Dış borç iki katı arttı, işsizlik yüzde 20 dolaylarında ve toplumun yüzde 65’i örgütsüz ve güvencesiz bir yaşam sürüyor. “Açılım” adı altında Kürt halkının mücadelesi denetim altına alınmaya ve önderliği tasfiye edilmeye çalışılıyor.

Devamını oku...

Askeri operasyonlara son! Kürt halkının yasını paylaşıyoruz!

Askeri operasyonlara son! Kürt halkının yasını paylaşıyoruz!

Hükümet tarafından verilen tüm sözlere rağmen askeri operasyonlar artarak devam ediyor. Buna mukabil akan kan ve gözyaşının bir an önce durması için yapılan tüm çağrılar, devlet-hükümet tarafından dikkate alınmıyor.

Devamını oku...

12 Haziran seçimleri ve İşçi Cephesi

12 Haziran seçimleri ve İşçi Cephesi

Dünya çapında emekçilere yönelik neoliberal saldırılara eşlik eden ekonomik kriz, yaşam koşullarımızı giderek ağırlaştırdı. Güvencesizlik ve geleceksizlik işçi ve emekçilerin hayat standartları haline geldi. Buna karşılık Avrupa’da seferber olan kitleleri, Ortadoğu’daki devrimler silsilesi izlemeye başladı. Başka bir dünyaya giden yolun kapılarını aralayan emekçi halkların mücadelesi, aynı yıkımın mağduru Türk ve Kürt emekçilerin mücadelelerine örnek olmaktadır.

Devamını oku...

12 Haziran seçimlerinin önemi ve Blok'un sınırlılıkları: Olanaklar ve tehlikeler

12 Haziran seçimlerinin önemi ve Blok'un sınırlılıkları: Olanaklar ve tehlikeler

12 Haziran 2011 Pazar günü milletvekili genel seçimleri yapılacak. Aynı gün akşam saatlerinde, teknolojinin imkânlarıyla donanmış medya aracılığıyla, kimlerin kazanıp kaybettiğini herkes öğrenmiş olacak. Sonuçların resmiyet kazanması için ise biraz zaman geçmesi gerekecek. Ardından Cumhurbaşkanı Gül 61. Hükümeti kurma görevini çoğunluğu sağlayan parti başkanına (müstakbel başbakana) verecek. Müstakbel başbakan kurduğu hükümetin bakanlar kurulunu, programını açıklayacak ve onay alması için parlamentoya sunacak. Yasama (parlamento) yürütmeyi (hükümet) onaylayacak... Son 28 yılda sekiz kez tekrarladı bu sahne; 12 Haziran sonrası dokuzuncu kez izlemiş olacağız.

Devamını oku...

Düzen partilerine karşı, oylar Emek, Demokrasi ve Özgürlük adaylarına!

Düzen partilerine karşı, oylar Emek, Demokrasi ve Özgürlük adaylarına!

2011 1 Mayısı yüz binlerce kişinin katıldığı kitlesel ve coşkulu bir 1 Mayıs olarak tarihe geçti. 1 Mayıs bu yıl, Türkiye'nin 130 farklı il ve ilçesinde kutlandı. İşçi sınıfı ve Kürt halkının kitlesel bir şekilde katıldığı Taksim Meydanı'nda ise, üç yüz binden fazla insan toplanmıştı.

Devamını oku...
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 4