
Güvencesiz, örgütsüz, geleceksiz çalışmak yazgımız değil
“Daha önce de gördüğümüz gibi, şimdiye kadar bütün toplum biçimleri ezen ve ezilen sınıflar arasındaki karşıtlıklar üzerine kurulmuştur. Ne var ki, bir sınıfı ezebilmek için bile, o sınıfa hiç değilse köle hayatını sürdürmesini mümkün kılacak belli koşulları sağlamak gerekir. Serflik döneminde serf kendini komün üyeliğine yükseltebilmişti; küçük burjuva, feodal istibdat altında burjuvalaşmayı başarmıştı. Modern emekçi ise, sanayinin ilerlemesiyle durumunu düzelteceği yerde, aksine kendi sınıfının hayat koşullarının gitgide daha altına düşmektedir; sadakaya muhtaç olacak ölçüde yoksullaşmaktadır ve bu yoksullaşma nüfustan da, servetten de daha hızlı gelişmektedir. İşte burjuvazinin kendi varoluş koşullarını topluma zorla, mutlak bir kanun olarak benimsetmesinin artık mümkün olmadığı, toplumun hakim sınıfı olma yeteneğini kaybettiği burada açıkça ortaya çıkıyor. Burjuvazi hüküm sürebilecek halde değildir; çünkü kölesine köleliği içinde dahi yaşama imkanı sağlayamamaktadır; çünkü kölesi onu besleyeceği yerde, o kölesini beslemek zorunda kalacak kadar kölesinin sefalete sürüklenmesinin önünü alamamaktadır. Toplum artık bu burjuvazinin hakimiyeti altında yaşayamaz; bir başka ifadeyle, burjuvazinin varlığı toplumla artık bağdaşmamaktadır.” K.Marx

















