Gençliğin Gündemi

Puşi davası sonuçlandı, kavga bitmedi daha yeni başlıyor!

Puşi davası sonuçlandı, kavga bitmedi daha yeni başlıyor!

20 Şubat 2010 tarihinde Kağıthane’de otobüs durağında beklerken polisler tarafından gözaltına alınan Cihan Kırmızıgül’ün onuncu ve son duruşması 11 Mayıs 2012 tarihinde Çağlayan Adalet Sarayı’ndaki 14. Özel Yetkili Agır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Cihan’ın 11 sene 3 aylik mahkumiyetine hükmederek, adalet kurumlarının çürümüşlüğünü bir kez daha göstermiş oldu. Aynı kanun, aynı mahkeme heyeti Hrant Dink davasinda suçun örgüt suçu olmadığına hükmederken, Cihan’a, örgüte yardım ve molotof kullanmaktan 11 yıl 3 ay hapis cezasini uygun gördü.

Devamını oku...
 

Formasyonun kaldırılması geleceğimizin çalınması demektir

Formasyonun kaldırılması geleceğimizin çalınması demektir

5 Nisan 2012’de YÖK genel kurulunda alınan kararlardan birkaçı şu şekildeydi; “Açık öğretim fakültelerindeki öğretmenlik bölümlerinin kaldırılmasına, Fen-edebiyat fakültelerinde de yeni pedagojik formasyon programlarının açılmamasına ve var olanların da kapatılmasına karar verilmiştir.”

Devamını oku...

Enternasyonalist Öğrenci 3. Sayı: "1 Mayıs ve Öğrenci"

Enternasyonalist Öğrenci 3. Sayı:

Aylık siyasi öğrenci fanzini Enternasyonalist Öğrenci'nin 3. sayısı çıktı. Dosya konusu olarak "1 Mayıs ve Öğrenci"nin seçildiği bu sayının tanıtım yazısı şu şekilde:

Devamını oku...

Cihan artık özgür, ama...

Cihan artık özgür, ama...

Devamını oku...

4+4+4: Eğitimde neoliberal yeniden yapılanma süreci

Neoliberal politikaların taşıyıcılığını üstlenen AKP hükümeti, Türkiye’deki eğitim sistemini kapitalizmin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmek istiyor. Burjuvazinin ihtiyaçlarına göre biçimlenmesi hedeflenen eğitimde değişiklik üniversitelerde Bolonya Süreci ile devam ederken, ilk ve orta öğretimde 4+4+4 şeklinde formüle edilen eğitim sistemi ile derinleştiriliyor. Bu yeni formül öncelikle ve sadece dini değil, etnik ve sınıfsal eşitsizliklerin derinleştirilmesini de kaçınılmaz hale getiriyor.

Devamını oku...

ODTÜ başkaldırıyor!

ODTÜ başkaldırıyor!

ODTÜ’de 29 Mart Perşembe günü “Eşitlik, Özgürlük, Adalet için Başkaldırıyoruz” pankartı ile tutuklu öğrencilerin günden güne daha da artmasını ve 4+4+4 eğitim sistemini protesto eden yaklaşık 200 kişilik ODTÜ öğrencisi Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Binası’na yürümek istedi.

Devamını oku...

Cihan artık özgür!

Cihan artık özgür!

“Cihan’ı almaya gidiyoruz” demiştik . Arkadaşımızı onların elinden aldık. Başarmış olmanın mutluluğu tarif edilemez. Fakat, sürece dair birkaç söz söylemek yerinde olacaktır. Zira; süreç henüz bitmedi, Cihan henüz beraat etmiş değil.

Devamını oku...

Enternasyonalist Öğrenci'nin ilk sayısı çıktı!

Enternasyonalist Öğrenci'nin ilk sayısı çıktı!

Gençlik mücadelesine yeni bir soluk katma hedefiyle, çeşitli liselerden öğrenciler biraraya gelerek aylık siyasi öğrenci fanzini Enternasyonalist Öğrenci'yi çıkarmaya başladılar. İlk sayısı Şubat ayında çıkan Enternasyonalist Öğrenci, kendisini şu şekilde tanımlıyor:

Devamını oku...

İktidar nasıl bir gençlik istiyor?

Her toplumsal yapı içerisinde sınıflar arası çelişkilerin keskinleşmesi, beraberinde muhafazakâr ideolojinin kaynaklarını da yoğunlaştırır. Bu durumun başlıca nedeni egemen sınıfların sömürüyü ve itaati meşrulaştırmak için "kutsal" bir araca duydukları ihtiyaçtır. Günümüz Türkiye'sinde bu sınıfsal kutuplaşma neoliberal dönüşüm tarafından gerçekleştirilirken, ekonomik çelişkilerin yoğun bir şekilde kendini hissettirmesine karşılık hayata geçirilen muhafazakâr politikalar ise dinsel düşünceler temelinde somutlanmakta. Elbette bu tarz bir süreç içerisinden geçerken, bundan toplumun bütün bireylerinin etkilendiği ve etkileneceği şüphesizdir. Ancak, gündemden düşmeyen “dindar nesil” tartışmalarının da işaret ettiği gibi, bu politikaların özellikle hedef aldığı özel bir hedefin söz konusu olduğunu görmek gerekli. Bu hedef kesim, gençlik ve öğrencilerdir.

Devamını oku...

Onların Adaleti Bize Dar Geliyor!

Onların Adaleti Bize Dar Geliyor!

Devletin, hukukun sözcüsü olarak görevlendirdiği mahkemeler , ‘’makbul vatandaş’’ tanımına uymayan herkese ayrım gözetmeksizin adalet dağıtıyor. Gazetelerimiz, internet sitelerimiz, basılmadan el konulan kitaplarımız bu adaletin izini taşıyor. Zihinlerimiz üniversitelerden aralıksız gelen tutuklama ve gözaltı haberleriyle doldu taştı. Şerzan Kurt’u andıkları gerekçesiyle tutuklanan Ege ve Pamukkale Üniversitesi öğrencileri, henüz hangisi olduğu belirtilmeyen bir örgüte üyelikle suçlanan Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, parasız eğitim talebinde bulundukları için tutuklanan Ferhat ve Berna, bir eylem sonrasında polisin eylemin tek sanığı olarak tuttuğu, durakta otobüs bekleyen Cihan ve ayrıca ‘’ÖDP, Sosyalist Parti, SDP, TKP, EHP, ESP gibi yasal partilere, Halkevleri, Temel Haklar Derneği, TAYAD, Koordinasyon, İnisiyatifler vb. yasal dernek ve oluşumlara üye veya taraftar’’1 olup gözaltına alınan/tutuklanan öğrenciler, bahsi geçen uzun listenin sadece küçük bir kısmını oluşturuyor. İçeride tutulan arkadaşlarımızın cebir hesabını sayılarla yapmak zor; zira bir kısmının serbest bırakıldığı gün diğer bir kısmı tutuklanıyor. Bu kitlesel devir daimde tutuklananlar ve serbest bırakılanların yanı sıra henüz tutuklanmamış olanlara da, yasalar ve YÖK’ün disiplin yönetmelikleriyle pay biçiliyor.

Devamını oku...

"Hayaldi, gerçek oldu": Sağlıkta prim dönemi başlıyor!

2008 yılında eylemler yaparak protesto ettiğimiz SSGSS yasasının sağlıkta dönüşüm programı bu yıl itibariyle tamamlandı. Böylece, bilinmeyen bir gelecekte zuhur edecekmiş gibi sunulan sağlıkta prim ödeme sistemi 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren uygulamaya girdi. O zaman, sol örgütler, sendikalar 'felaket tellalleri, bedava yaşama heveslileri, yan gelip yatarken emekli olmak isteyenler' olarak addedilirken, burjuvazi bir hayalini daha gerçekleştirmiş oldu. Zaten iktidarın ustalıkla hazırlanmış sloganı da bu değil miydi?

Devamını oku...

Tutuklama terörü sürerken...

Tutuklama terörü sürerken...

Yeni bir yıla Uludere’de “terörist” sanılarak insansız hava uçak­larıyla 35 insanın katledilmesi ha­beriyle girdik. Orada öldürülenlerin çoğunun yaşları 14–18 arası değişen, harçlığını çıkarmak için çalışan lise öğrencileri olduğunu çok geçmeden öğrendik. Böylelikle, hükümetin muhalif veya Kürt diye yüzlerce öğrenciye dair “terörist” ya da “örgüt üyesi” oldukları gerekçesiyle bazen bir poşuyu, bazense bir ders notunu delil göstererek uyguladığı tutuklama terö­rü bir katliamla da taçlanmış oldu.

Devamını oku...

Boğaziçili öğrencilerle işgali konuştuk

Boğaziçili öğrencilerle işgali konuştuk

İki ay önce Boğaziçi Üniversitesi’nde eski ‘Çarşı Kantin’in yerine açılan Starbucks, beş haftadır devam eden protestoların sonuç vermemesi üzerine geçen salı (6 Aralık) günü öğrenciler tarafından işgal edildi. Starbucks’ın bulunduğu Çarşı Kantin, Güney Kampüs’ün elde kalan son makul fiyatlı kantiniydi. Yazın başlatılan inşaatın ardından kantin kapatıldı ve yerine Starbucks açıldı. Bunun ardından toplantı yapmaya başlayan öğrenciler, Starbucks’ı işgal etmeye karar verdi. İşgal hakkında Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) öğrencilerinden Uğur Çalışkan ve Merve Şen ile süreç hakkında konuştuk.

Devamını oku...

Tutuklu öğrenciler için Taksim'de eylem

Tutuklu öğrencilerle dayanışma inisiyatifi tarafından, üniversite öğretim üyeleri derneği ve Eğitim-Sen’in de destek verdiği, hukuksuz tutuklanan öğrenciler için bugün (06.12.2011) Taksim’de bir eylem düzenlendi.

Devamını oku...

Cihan Kırmızıgül davası sürüyor

Cihan Kırmızıgül davası sürüyor

Gazetemizin önceki sayılarına bakanlar, Cihan Kırmızıgül hakkında yaptığımız haberleri hatırlayacaklardır. Şimdiye kadar, 500 öğrencinin tutukluluğu altında Cihan olayı özelinden, Yargı sürecinin tutukluğunu teşhir etmeye, davalara katılım çağrısı yapmaya ve bu sürecin sona erip Cihan’ın kaybettiklerinin tazmin edilmesini talep etmeye önem verdik.

Devamını oku...

Dünya öğrenci hareketleri: Deneyimler ve talepler

Dünya öğrenci hareketleri: Deneyimler ve taleplerKuzey Afrika, Latin Amerika, Ortadoğu ve Avrupa coğrafyalarında, derinleşen dünya ekonomik krizinin yol açtığı toplumsal çöküntüye karşı kitle seferberlikleri hız kazanırken, bu seferberlikler içerisinde öğrenci-gençlik hareketinin konumu da oldukça kritik bir yere oturuyor. Öğrenci-gençlik hareketini bu seferberlikler içerisinde yer almaya ya da bizzat kitlelere öncülük etmeye iten, birbirinden ayrı olarak düşünülemeyecek, birbirine sıkı sıkıya bağlı iki temel faktör öne çıkmakta.
Devamını oku...
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 6