
Devletin, hukukun sözcüsü olarak görevlendirdiği mahkemeler , ‘’makbul vatandaş’’ tanımına uymayan herkese ayrım gözetmeksizin adalet dağıtıyor. Gazetelerimiz, internet sitelerimiz, basılmadan el konulan kitaplarımız bu adaletin izini taşıyor. Zihinlerimiz üniversitelerden aralıksız gelen tutuklama ve gözaltı haberleriyle doldu taştı. Şerzan Kurt’u andıkları gerekçesiyle tutuklanan Ege ve Pamukkale Üniversitesi öğrencileri, henüz hangisi olduğu belirtilmeyen bir örgüte üyelikle suçlanan Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, parasız eğitim talebinde bulundukları için tutuklanan Ferhat ve Berna, bir eylem sonrasında polisin eylemin tek sanığı olarak tuttuğu, durakta otobüs bekleyen Cihan ve ayrıca ‘’ÖDP, Sosyalist Parti, SDP, TKP, EHP, ESP gibi yasal partilere, Halkevleri, Temel Haklar Derneği, TAYAD, Koordinasyon, İnisiyatifler vb. yasal dernek ve oluşumlara üye veya taraftar’’ olup gözaltına alınan/tutuklanan öğrenciler, bahsi geçen uzun listenin sadece küçük bir kısmını oluşturuyor. İçeride tutulan arkadaşlarımızın cebir hesabını sayılarla yapmak zor; zira bir kısmının serbest bırakıldığı gün diğer bir kısmı tutuklanıyor. Bu kitlesel devir daimde tutuklananlar ve serbest bırakılanların yanı sıra henüz tutuklanmamış olanlara da, yasalar ve YÖK’ün disiplin yönetmelikleriyle pay biçiliyor.